23 Kasım 2016 Çarşamba

KAHVE KÜLTÜRÜ

Kahve sanıldığı gibi asla sadece kahve değildir. Kahve başlı başına bir kültürdür.

Günümüzde birçok insan sosyal yaşamında ve çalışma hayatında sıklıkla kahve tüketir. Güne kahvesiz başlayamayanlar dan, bulunduğu şehirdeki her kahve dükkanını ezbere bilenlere, çalışırken elinden kahve fincanı ya da kupası düşmeyenlerden, evinin bir köşesini kahve kupası koleksiyonuna ayırmış olanlara kadar kahve kültürü ile aşina olan birçok insan sayabiliriz. Özellikle sürekli olarak konsantrasyonunuzu yüksek tutmanız gereken bir işiniz var ise, kahve makinası ile arkadaş gibisinizdir.
Kahve tüketimi ve kahve kültürü ülkeden ülkeye değişen ve çeşitlilik gösteren bir olgudur. Birçok ülke kendilerine has kahve üretimi ile adlarını Dünya’ya duyurmuştur. Bu ülkeleri ziyaret eden misafirler, kahvesini denemeden ülkelerine geri dönmezler. Örneğin;
Kahve, İtalya’da Roma’da sosyalleşmek, kalite ve derinlik anlamına gelir. İnsanların çoğunlukla vakit geçirmek için seçtiği kahve dükkanları, sosyalleşmekadına çok önemli mecralardır. İtalyanların içmeyi tercih ettiği daha sert ve şekeri az kahveler ise kahve kültürlerini yansıtmaktadır.
Avustralya’da ve özellikle Melbourne’de gerçek anlamda kahve tutkunu olan insanlar yaşıyor. Kahve kültürü o kadar derin ki, kendilerine özgü Melbourne Cafe Review adlı bir yayınları bile var.
Kahve deyince Küba’dan bahsetmemek olmaz. Küba, şekeri yoğun ve içimi sert kahvelerin sizi beklediği, tam anlamıyla kahve seven bir toplum.
Tabi ki ülkemizde de kahve başlı başına bir kültür ve geleneksel bir motif adeta. Türk kahvesi, ülkemizin geleneklere bağlılığı ile üretilen, kendi içinde bir kültür.
Kahve kültürünün çeşitli ülkelerdeki durumuna baktıktan sonra, kahvenin insan zihninde ve sağlığında oluşturduğu bir takım olguları da anlatmamız gerekir. Örneğin;
Kahve, zihinsel anlamda çok daha uzun bir süre zinde kalmanızı sağlar. Kahve tüketmek alzheimer, diyabet, parkinson, depresyon gibi hastalık risklerinden sizi mümkün olduğunca korur. Yine makul ölçülerdeki kahve ve kafein tüketimi baş ağrılarını yok etmekle kalmaz, sizi ayık tutar ve özellikle spor öncesi içildiğinde dayanıklılığınızı arttırarak, çok daha uzun süre aksiyon halinde kalmanızı sağlar.
Kahve’nin farklı konu başlıklarına bağlı olarak birçok çeşidi bulunur. Kahve hazırlama yöntemleri konu edildiğinde ise genel olarak, filtre kahveden, french press kahvelere, türk kahvesinden espresso ve mocha kahvelere kadar birçok kahve hazırlama yönteminden bahsetmemiz mümkündür.
Kahve kokusuna dair bir çift laf etmezsek olmaz. Özellikle öğütülmüş kahvenin kokusu, insan zihninde  oldukça olumlu çağrışımlar yapan ve adeta kahve içmeye teşvik eden yönüyle kayda değerdir.
Kahve ile ilgili birçok şarkı olduğunu söyleyebiliriz. Dünya müziğine şöyle bir göz attığımızda, Bob Dylan’dan (One More Cup of Coffee) Frank Sinatra’ya (The Coffee Song), Bob Marley’den (One Cup of Coffee) Ella Fitzgerald’a (Black Coffee) kadar birçok müzisyenin kahveye dair şarkıları vardır.
Bu şarkılardan Frank Sinatra –The Coffee Song ile yazımızı tamamlayalım;



Hiç yorum yok: