27 Kasım 2016 Pazar

EKMEKTE TAT YOK



04/07/2013
           

           Gül yüzlü sevdiğim neme gücendin,

           Senden başkasını sevdiğim var,           
           
           Değil hakikate düşümde bile, 
          
           Senden başkasını gördüğüm mü var?



Diye başlar türkü ne güzel bir muhabbet ve ne güzel bir sevdadır bu. Karşılıksız, sadece ona, sevdiğine adapte olmuş,tek işi onu mutlu,mesut etmek ve asla üzmemek olan bir katıksız sevda.

Bu öyle bir sevdadır ki, içinde kötü olan hiç bir şeyi barındırmaz.Kişi normal hayatında da sevdiğine  tarifsiz bir aşkla ve sevdayla bağlıdır ki, düşünde bile sevdiği ve sevdası vardır.


Bir zamanlar köylerde tandırlarda pişen ekmek misali bir sevdadır. Ekmeklerde katıksızdı doğaldı buğdayın hiçbir şeyi ayrılmadan kendi özü ve tadıyla pişerdi. Hazzı başka ,yemesi başka, kokusu başka idi. Her şeyiyle biz olan ekmek ve sevdalarımız.


Şimdi öyle mi, ne sevdamız, nede ekmeğimiz aynı değil. Ekmek de sevdalarda  çeşit artı, katkı maddeleri girdi  şekil değişti ama tat kalmadı. Hepsi yavan tuhaf sadece karın tokluğu için yenilen ekmek ve sadece gösteriş için yaşanan ve rutin bir hal alan sevdalar. 


Sevdiği için ne sabreden var, ne bekleyen var ,nede kavuşma umuduyla bağlanıp Allah'a yalvaran var. Herkes her şeyi anında isteyip kısa sürede ya elde etmeyi, eğer elde edemiyorsa karalamayı,tuzak kurmayı tam tersi senden daha iyisi var deyip, o aşkından öldüğünü söylediği aşkı yerine, başkasını koyup nispet yapmayı seçiyor.


Biz türkülerimizi unuttukça,ekmeklerimizde,sevdalarımızda, karşılıklı insan ilişkilerimizde de eski tat olmayacak.İnsan eski insan, toprak eski toprak, güneş ise, hiç eski güneş olmayacak.

Hiç yorum yok: