NEFİS VE CANLILAR
Allah teala canlıları üç sınıfta yaratmıştır.
Birinci sınıf meleklerdir. Yaradan meleklere sadece akıl vermiştir, ama nefis vermemiştir.
İkinci sınıf insanlardır. Yaradan insanlara hem akıl hem nefis vermiştir.
Üçüncü sınıf ise hayvanlardır. Yaradan hayvanlara sadece nefis vermiştir.
Melekler nefisleri olmadığı için sadece rabbine hizmet eder. Bu hizmeti sorgusuz sualsız en güzeli ile yerine getiriler.
Hayvanlar ise yaradılışları gereği sadece nefislerinin ardından giderler. Ama bunu yaparken zevk için, çeşit için veya değişik tatlar için değil karınlarını doyurmak, ölmemek ve üremek için yaparlar.
Hayvanların tek mücadelesi doğaya ve insanlara karşıdır.
İnsanlar ise hem akıl hem, nefis sahibi varlıklar olmasına karşın. Ne nefislerine nede akıllarına hükmedemezler. Kimisi ya aklının ya nefsinin esiri olur. Aklının esiri olan benlik içinde kendini üstün ırk sayar. Bulduğu her fırsatta bir üstün de olanı alta çekmek bir altında olanı da ezmek için mesaisini ömrü boyunca harcar.
Hiç bir zaman ne kendini nede bulunduğu konumu kabullenmez. Kimseye de faydası olmaz.
Kimisi ise nefsinin esiri olur, olan aklını da nefsinin yolunda kaybeder. Sadece aklını da değil, duygularını, merhametini, acıma hissini en kötüsü de empati duygusunu kaybeder. Nefsi onu öyle bir hale getiri ki sadece hormonlarının esiri olur.
Onun için açlık,tokluk varlık, yokluk, helal, haram, doğru, yanlış ,fakir, zengin, haklı, haksız fark etmez. O sadece yer, döker, kırar, incitir, başkalarının haklarını gasp eder. Ardında bıraktığı enkaza hiç dönüp bakmaz, bu durumdan da hiç rahatsız olmaz.
Nefsine ve aklına hükmeden ise doğru yaşar. Doğru yaşadığı için hiç eğilmez ve eğrilmez. Onun ne yasalarla nede insanlarla sorunu olur. Çünkü o en başından nefis atına binip rastgele sürmemiştir. Nefis denen şeyi ayağına giymiş nefsinin dediği ve istetiği yere değil aklının ve vicdanın istediği yere gitmiştir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder